Savaş ŞAHİN

SEO ve Dijital Pazarlama

Ölüm Orkestrası

Biz hangi günahın tohumuyuz? Hangi karanlık sanatın en cılız büyüsü? Hangi küfrün kalbi en kıran kelimesi?

Yaşamak; üçüncü sınıf pavyon şairlerinin sınıfı belirsiz kadınlara yazdığı şiirler gibi iğreti duruyor üzerimde. 6 numaralı kapıdan çıkıp, koridorun üzerinde günbatımına doğru yönelen bir tren yolu gibi döşenmiş kırmızı çizgiyi takip ediyorum. Sanki bütün kabileler bu rayların üzerinde idam edilmiş gibi. Islak ve sıcak. Ve kırmızı. Tanrı buraya uğramış gibi bırakılan devasa ayak izleri. Koridorun sonundan yayılan cızırtılı bir ses bütün odaları dolduruyor; “Don’t Cry.” Kafamın üzerinde dönen ama hiç de esinti yaratmayan pervaneye bakıp şarkıya eşlik ederken, Ayrılık ne renk? Diye düşünüyorum sessizce. Kırmızı çizgiye çarpan turuncu hüzme, koyuluğu biraz daha saydamlaştırırken can çekişen alyuvarları görüyor gibiydim, çığlıklarını duyuyor gibiydim. Biraz da deli gibiydim… Continue reading

Batuhan Dedde’den seçmeler…

Tanrı aşkı yağmurlu bir Pazar gününün öğleden sonrasında yaratmış olmalı. Cumartesiden kalma bir yorgunluğun üstüne. Yoksa tadındaki bu yılmışlığın başka bir açıklaması olamaz değil mi?

Bütün manzaram monoton aynalarda. Yüzümü çizen, yüzümü çizgilendiren aynı hayal kırıklıkları, hep aynı bekleyişler. Arkamda durup bana silah çeken palyaço bile aynı. Şimdi vursam dilimi aynaya, ruhumu yırtsam kırıklarla, iyileşebilir miyim? Kaç kırık parça varsa o kadara bölünebilir miyim? Continue reading

Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları kitabı

Kitabın Önsözü…

Bu kitap, içeriğindeki şiirleri bana yazdıran, acımın, hüznümün, sevinçlerimin, umutlarımın, tebessümlerimin ve varlığımın sahibi Elf’e ithafımdır….

5 yıl evveldi;
Onu tanımadan önce gamlı bir hayvandım. Önüme en umutlu yemeği koysalar burun kıvırır, gidip en berbat, kokuşmuş olan tabaktan yemek isterdi canım. Onu tanımadan önce; ölüme çıkan intihar krokileri çizerdim. Hatta ilkokul resim derslerinde simsiyah bir güneşe selam ederdi Azrail. Çünkü onu tanımadan önce bütün martıları geberttim. Hain evlat kostümümü giyinip her gece, annemi öldürerek kahkahalar atardım. Babamı boğarken yüzüne tükürürdüm bütün eksikliklerimi. Başıma değdirmediği eliyle sıkardım kendi boğazını. Bu yüzden ben katil olmazdım, babam intihar ederdi teoride. Yapayalnız bir orospu çocuğuydum pratikte. Annemi, babamı öldürdüğüm için herkes böyle söylerdi.
Continue reading